Kategoriler

An'da Kalabilme Hali: Yoga

   Hayatta üç zaman dilimiyle varız; geçmiş, bulunduğumuz an ve gelecek. Yaşarken geçmişle boğuşmaya ya da bir sonraki adımı düşünmeye o kadar odaklanırız ki önemli olanı, anı kaçırırız. Geçmiş için yapılacak bir şey olmadığını bildiğimiz halde hep o kelime zihnimizdedir: Keşke! Gelecek ise merak ve kaygıyı bir arada bulunduran bilinmezdir. Ancak bu bilinmezin, yaşadığımız an’lardan oluştuğunu unuturuz. İşte yoga bunu hatırlatıyor; an’da kalabilmeyi, bir nevi durma halini.
   Yogayı bir süre internetten izlediğim videolarla evde denedim. Daha iyi öğrenmek için yoga eğitmeni arkadaşım Gaye’yle derslere başladım. Bir saatlik sürede hem sınırlarımı gördüm hem bedenimi özgürleştirdim diyebilirim. Hareketleri yaparken bir an önce bitirmeye çalışmak yerine acının üzerimdeki etkilerine yoğunlaşmayı öğrendim. İlk derslerde bu hareketler ne zaman biter, Gaye bir tur daha yaptırır mı diye düşünüyordum tabi. Gaye de canıma okudu sağ olsun! Yavaş yavaş an’da kalmayı öğrendim.
   Bir de eğitimcisinden dinlemek için Gaye’ye birkaç soru sordum. Merak eden, ilgilenen, başlamak isteyen herkese yararlı olmasını dilerim.
   Gaye, üniversitede okurken yogaya ilgi duymaya ve ders almaya başlamış. Üniversite bitince Amerika’ya birikim yapmaya gitmiş ve orada kendi başına yogaya devam etmiş. Aslında bilgisayar mühendisi ama yoga için gerekli bilgi ve birikimi sağladıktan sonra eğitmen olmaya karar vermiş. Antalya’ya dönünce de iki yüz saatlik eğitmen programını tamamlamış.
Gaye, Amerika'da kendi başına pratik yaparken.

Temel bir soruyla başlayayım. İsteyen herkes yoga yapabilir mi?
Yogada herkesin yolu ayrıdır; kişi kendinde ne görmek isterse yoga onu verir. Omurgada tehlikeli rahatsızlıklar olmadığı sürece kişiye uygun ders akışı oluşturulabilir. Benim hemen her yaş grubundan öğrencim oldu. Skolyozu, fıtığı olan öğrencilerim düzenli yaptıklarında fayda gördüklerini söylüyorlar. Tabi her beden farklı. Yogayı güzel yapan, bedeni keşfetme yolculuğu aslında.

Yoganın bedensel ve zihinsel faydaları nelerdir?
Yoga; bedenin, zihnin ve ruhun bir bütün olma halidir. Nefesi doğru kullanmayı öğretir. Duruş anlamına gelen Asana adıyla poz çeşitleri (Uttanasana, Utkatasana, Tadasana… vs.) vardır. Bu duruşların kasları güçlendirmesi, vücudun esnekliğini artırması, hareketsizliğin sebep olduğu ağrılara iyi gelmesi en bilinen faydalardır. Bağışıklık sistemine iyi gelir. Yoganın temel uygulama ilkelerinden biri poz ve soluk alıp verme arasındaki uyum; nefesi ve kan basıncını düzenleyerek strese iyi gelir. Aynı zamanda yoga yaparken bedene ve zihne odaklanılması, “an”da kalmayı sağlar. Endişe yaratan düşünceler yerini çözümlere bırakır ve kişinin hayat kalitesi önemli ölçüde değişir.
Antalya'da sahilde pratik yaparken.


Etkileri ne kadar sürede fark edilebilir?
Yoganın etkileri birkaç ders içinde bile fark edilir. Haftanın iki günü gelen öğrencilerimin duruşlarında ikinci haftadan itibaren gelişmeler oluyor. Yogada gelişim sürekli vardır. Yıllar sonra pratik yaparken bile bedeninizi keşfetmeye devam edersiniz. Bir öncekine göre size zor gelen pozları yapabildiğinizi fark edersiniz. Dediğim gibi, yoga kişinin bedenine ve zihnine yaptığı yolculuktur.

Özellikle headstand duruşuna(baş duruşu) herkes bayılıyor! Bu tarz ileri seviye duruşlar için neler tavsiye edersin?
Yoga eğitmeni olduğumu söylediğim zaman genelde ilk soru “Başınızın üstünde öyle nasıl durabiliyorsunuz?” oluyor. :) Hiç yoga yapmamış, beden farkındalığı olmayan birine ileri seviye ve zor bir duruş gibi görünüyor. Aslında her şey pratikle mümkün. İleri seviyeye geçmeden önce temel pozlarla başlamak ve sabretmek gerekiyor. Baş duruşunu hedeflediğim bir derste, öğrenciye iç rotasyonlu duruşlar yaptırmayı tercih ederim ki vücudu bırakmadan güçlü bir şekilde kullanmayı öğrensin. Bacakların arkasını esnetmek ve omuz kaslarını ısıtmak da oldukça önemli. Yüksek tansiyonu ve kalp rahatsızlığı olan kişiler dikkatli olmalı.
Headstand pozu.


Her gün bedeni taşımasıyla belki de en çok yüklendiğimiz yer olan omurgaya iyi gelecek, herkesin yapabileceği birkaç hareket söyler misin?
Maalesef hareketsiz yaşamlar sürüyoruz. Omurgamızın sağlıklı kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu kadar esnetmiyoruz. Alarmı 10 dakika erkene kurarak güne pozitif başlamak bizim elimizde. Pratiği yaparken sevdiğiniz bir şarkıyı da açtınız mı tamamdır! Bu yazıdan sonra yogayı denemek ve aynı zamanda omurga sağlığına dikkat etmek isteyenlere üç temel yoga pozu öneririm:

1.Çocuk Pozu
Dizleriniz yerdeyken ayak baş parmaklarınız birbirine dokunsun. Topuklarınıza oturduktan sonra dizleri, kalçanız kadar genişletin. Verdiğiniz derin bir nefesle, göğüs kafesinizi dizlerin arasına bırakın. Kalça noktalarınızı göbeğe doğru daraltın ve iç bacakların üzerine oturun. Kafanızı, ensenizden uzaklaştırırken kuyruk kemiğini, leğen kemiğinden ileriye uzatın. Böylece omurların arası biraz daha açılacak ve sırtta bir rahatlama hissedeceksiniz. Son olarak, ellerinizi avuçlar yere gelecek şekilde vücudunuzun ilerisinden bırakın. Pozdan çıkarken kontrollü ve yavaş biçimde çıkmaya özen gösterin.

2.Kobra Pozu
Yüzüstü yere uzanın. Bacaklarınızı arkaya doğru uzatarak ayaklarınızın üstünü sıkıca yere bastırın. Ellerinizi omuzların hemen altına yerleştirin. Dirsekler vücudun iki yanında hafif bükülü olsun. Aynı zamanda kalçayla yere doğru baskı uygulayın. Aldığınız derin bir nefesle, göğsü yerden kaldırmak için kolları yavaşça düzeltin ve bacaklarla yerdeyken, sadece kasıklarda yükselin. Omuz kanatlarını geriye doğru sıkın. Pozdan çıkarken kontrollü hareket edin.

3.Aşağı Bakan Köpek Pozu
Eller ve dizler üzerinde yere gelin. Elleri omuzlarınızdan biraz ileriye doğru yerleştirirken; dizlerinizi, kalçanın hemen altına ayarlayın. Avuçlarınızı yere bastırın ve işaret parmaklarınızı hafifçe dışa çevirin. Ayak parmaklarınızı yere bastırın. Önce dizlerinizi hafifçe bükerek kalçayı yukarı itin. Bakışlarınız, ayak parmaklarına ya da göbek deliğine (hangisinde rahatsanız) doğru olsun. Karnınızı bastırmak ister gibi bacaklarınızın üst tarafına itin. Bacaklarınız biraz bükülü olabilir. Kalçanızı yukarıya, topuklarınızı yere doğru uzatın İlk başta topuklar yere gelmeyebilir ama zamanla ve pratikle gelecektir. Koltuk altında bir top tutmak ister gibi iyice sıkın ve el parmaklarını aktif bir şekilde yere bastırın. Boynunuzu rahat bırakın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Tasarımcının Gözünden

Öfke ve Vicdan Arasında: Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm - Zülfü Livaneli