Kategoriler

Okuduğunu Dinleme Hissi: Venüs - Şebnem İşigüzel


   Kahramanımız -isminin geçmemesi sebebiyle kahramanımız diyeceğim-  1908 yılında, doğuyla batının ortasında, Boğaz sularındaki bir kayıkta doğar. Hatta erkek çocuk isteyen babasının öfkeyle tepinmesi sonucu kayık devrilir ve dünyaya gelişi suların içinde olur. Annesi doğumda ölür. Onu, kendini erkeklerle bir tutmaya cesaret edebilen(!), kadınlığını gururla taşıyan Şekina Hala ve ailenin kuşaklar boyu hizmetkarı Nergis büyütür. Kahramanımız, kendi yaşadıklarını anlatırken, iki kadından dinlediği hikayeleri de aktarır bize. Zira bu kitap aynı zamanda “bir aile tarihçesi”dir.
   Anlatılanlar kadının toplumdaki yerini gösterir niteliktedir. Kadının toplumdaki yeri neresidir diye sorarsanız, bunun cevabı için ne bu kitaba ne de benim söylediklerime ihtiyaç vardır, buyurunuz gündemi takip ediniz derim. Gündem demişken, kitabın 1900’leri, bazen daha gerisini anlatmasıyla geçmişi okuduğunuzu zannetmeyin. Parmağınızla tarihi kapattığınız zaman aradaki yüz yıllık fark da kapanacaktır. Zaman olarak ileride, kadına bakış açısı konusunda aynı yerde olduğumuzu görebilirsiniz. Tam bu noktada, kitaptan küçük bir alıntı yaparak kadının yerini anlatan şu cümleleri sunmak isterim: “Kadın cinsi aciz değildir bre! Şu azgın toplum tarafından türlü hile ve eşitsizlikle aciz düşürülendir.”
   Toplum tarafından tabu sayılanları, dile getirilmeyenleri, bastırılan düşünceleri “evvel zamanda” diyebileceğimiz bir masal tadında anlatıyor Şebnem İşigüzel. Bu masalın içinde bir de Kızlar Manifestosu var ki onu da söylemeyeyim artık. Karakterlerden Nergis gibi bir konuşmayla şöyle bitireyim: “Fesuphanallah, hepsini ben anlatacaksam kitabı kim okuyacak?”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Tasarımcının Gözünden

Öfke ve Vicdan Arasında: Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm - Zülfü Livaneli

An'da Kalabilme Hali: Yoga